BiZ KİMİZ ?

üniversiteli ne ister ? www.universitelineister.com üniversite öğrencilerine yönelik bir popüler haber portalı. Devamını Oku

Google'de ara

usta-pagerank.com - Toolbar olmaksızın Pagerank gösterimi

GAZETELER

KOLAYLIKLAR

SANAT

ADSL SPEED TEST

Satranç

Youtube.com

ATV (canlı)

Sayfalar

Gerekli Linkler

TC Kimlik sorgusu, SSK Sorgusu, ÖSS Sorgusu ve bütün sorgulamalar için Gerekli Linkler

Sosyal kaygı

21 May 2008

İlk ortaya çıkışı itibarıyla yeni olmasa da, iletişimin baş döndürücü bir hızla geliştiği çağımızda iyice görünür hale gelmiş bir olgu, sosyal kaygı.Giderek daha fazla sayıda kişi, farkına vardığında soluğu bir terapistte alıyor. Utangaçlık ve sosyal kaygı hem erkekleri hem de kadınları eşit derecede etkileyebiliyor. Hepimiz günlük hayatımızda utangaçlık ya da sosyal kaygı içeren düşüncelerle boğuşabiliyoruz. Ancak bazı kişiler için bu sorun çok daha büyüyüp iş eğitim ya da sosyal yaşamlarında zorlklar ve sıkıntılara yol açabilecek boyutlara ulaşabiliyor.

Sosyal Kaygı Belirtileri

• Sosyal durumlarda bir türlü geçmek bilmeyen korku hisleri duymak.
• Diğer kişilerin önünde kendini küçük düşürecek şeyler yapabileceğini düşünmek.
• İnsan içine çıkıldığında kalp atışlarının hızlanması.
• Ağrılı göğüs ağrısı.
• Ayak ve el parmaklarında sızlama ve uyuşukluk.
• Karın ağrısı.
• Huzursuz ve diken üstünde hissetme.
• Kasların gerilmesi.
• Terleme.
• Nefes alış verişlerinin değişmesi.
• Baş dönmesi.
• Yüz kızarması.
• Verilen korku tepkisinin çok fazla olduğunun bilincinde olma.
• Diğerlerinin hakkında kötü düşündüğüne inanma.

Sosyal kaygı iş yaşamını da etkileyebiliyor. Örneğin, kaygı belirtisi olan el terlemesi sosyal ilişkilere ket vurabiliyor.

• Diğerlerinin kendisini yargıladığına inanma.
• “Aptal” görünmekten korkma.
• Diğerlerinin içinde “sıkıcı” ya da “yabancı” olmaktan korkma.
• Yanlış bir şey yapıldığında diğerlerinin sevgisinin azalacağını düşünme.
• İnsan içine çıkmaktan kaçınma. Sırf bu nedenle daha az tercih edilebilecek kararlar alma (Örneğin, kantinden bir tost almayı, kalabalık bir mekânda oturarak yemek yemeye tercih etme).
• Telefonda konuşmaktan kaçınma.
• Sosyal durumlardaki gerginliği azaltabilmek adına daha fazla içki, sigara içme; sokakta hızlıca yürüyerek insanlarla göz temasını önleme.

Utangaçlık ya da Sosyal Kaygı Nedir?

Utangaç ya da sosyal kaygılı kişiler genellikle sosyal çevrenin kendileri için olumsuz düşünceler besleyip onları yargılayacağına inanıyor. Diğerleri tarafından sürekli yakından incelendiklerini düşünüp; hiçbir zaman onlara layık olacak kadar iyi bir seviyeye ulaşamayacaklarından korkuyorlar. Bu kişiler, sosyal ortamlarda gerginlik, hızlı kalp atışı, terleme gibi kaygı belirtileri gösteriyorlar. Yüzleri kızarıp, kekelemeye başlayabiliyorlar. Bazı durumlar diğerlerine nazaran çok daha zor olabiliyor. Örneğin, yakın bir arkadaşla konuşurken kendini daha rahat hisseden kişi, yabancılarla yüz yüze geldiğinde iyice gerilebiliyor. Kantin, bar, kuyruk, restoran gibi kalabalık durumlarda başa çıkabilmek çok daha zor oluyor.

Kişiler kimi zaman sosyal ilişkileri azaltabilmek uğruna kariyerlerinden bile ödün verebiliyorlar. Dikkat çekmemek adına insanlarla göz göze gelmekten kaçınmak, bir şeylerle uğraşıyormuş gibi yapmak, sosyal ortamlara (illa ki) bir dostla katılmak, bir konuşmadan diğerine çabucak geçiş yapmak en sık gözlemlenen davranışlar arasında geliyor. Tüm bu saydıklarımız, sosyal ilişkileri zor hatta imkânsız hale getirebiliyor.

Sosyal Kaygının Nedenleri Nelerdir?

Sosyal kaygı aslında herkesin az da olsa deneyimlediği bir durum. Ancak bazılarımız için çok daha yüksek seviyelerde seyredebiliyor. Her ne kadar daha ciddi bir fiziksel ya da akıl hastalığının habercisi olmasa da, kişi için oldukça rahatsız edici olabiliyor.

Sosyal kaygı genellikle çocukluk döneminden itibaren kendine güven eksikliği ve kendini yeteri kadar tanıyamama durumlarıyla özdeşleştiriliyor. Kimi kişilerin kaygı bozukluğuna daha yatkın oluşuysa bir başka nedeni oluşturuyor. Kişisel geçmişteki bazı stres verici olaylar da sosyal kaygıyı doğurabiliyor.

Sosyal Kaygıyı Besleyen Etmenler Neler?

Bazen kişiler gençliklerinde yoğun sosyal kaygı hisleriyle boğuşup büyüdükçe bu his ve düşüncelerden sıyrılabiliyorlar. Bazense belirtiler aynı yoğunlukta devam edebiliyor. Kişiler arasında bu farkı yaratan sebepler şöyle sıralanıyor:

  1. Eğer ki kişi kişilik olarak kaygıya daha eğilimliyse, sosyal durumların üstesinden gelemeyeceğine inancı daha kuvvetli oluyor.
  2. Sosyal ortamlardan kaçınan birinin sosyal ilişkileri düzenleyen kuralları öğrenmesi de zaman alıyor. Sürekli yakın bir arkadaşla vakit geçirip yabancılardan kaçınan biri, böyle ortamlarda kaygısını nasıl kontrol altına alabileceğini bilemediğinden ileride de aynı sorunlar devam ediyor.
  3. Sosyal kaygıya sahip kişiler, sürekli olarak diğerlerinin gözünde olumsuz bir izlenime sahip olduklarına inanıyorlar. Diğerlerinin kendileri hakkındaki gerçek düşüncelerini anlamaları imkânsızlaşıyor. Zihinlerindeki imaja körü körüne inandıklarından, bu inanca iyiden iyiye bağlanıyorlar.
  4. Kişi yüzüm yine kızaracak, terleyeceğim, ellerim titreyecek diye düşünmekten kendini alamadığı için sürekli bir korku duymaya başlıyor. Bu korku, belirtilerin ortaya çıkmasını iyice tetikliyor.

KAYNAK

Yorum yok »

Henüz yorum yok.

Yorum yap

:mrgreen: :neutral: :twisted: :shock: :smile: :???: :cool: :evil: :grin: :oops: :razz: :roll: :wink: :cry: :eek: :lol: :mad: :sad:

RSS beslemesile yorumları takip edin. | Sitenizden geri izleme yapın

Dilko

SkyStar2 Key

SkyStar2 nın her gün güncel anahtarlarını Burdan indirin

Kategoriler

Bilim-Arastırma (33)
Burslar (4)
Güncel (127)
Iyi yazılar (1)
Kitap (13)
Mizah (5)
Müzik (23)
Sanat (14)
Sinema (16)
Spor (9)

WP Cumulus Flash tag cloud by Roy Tanck requires Flash Player 9 or better.

SON YORUMLAR

Vikipedi

ARŞİV

iGoogle'ye ekle

Add to Google
usta-pagerank.com - Toolbar olmaksızın Pagerank gösterimi